Türkiye
Cumhuriyeti Anayasası1
Kanun Numarası : 2709
Kabul Tarihi : 18/10/1982
Yayımlandığı R.Gazete: Tarih :
9/11/1982 Sayı:17863 (Mükerrer)
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5
Cilt : 22 Sayfa: 3
B
A Ş L A N G I Ç2
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi
varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü
belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz
önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik
anlayışı ve onun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit
haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin
ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş
medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü,
egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu
millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve
kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun
icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet
organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip,
belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve
bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve
üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;
Hiçbir faaliyetin Türk milli
menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle
bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi
değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve
medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik
ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine
ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;3
Her Türk vatandaşının bu
Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet
gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni
içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını
bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının
milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli
varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet
hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve
hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve
kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh"
arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları
bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA
anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle
yorumlanıp uygulanmak üzere.
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN,
demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine
emanet ve tevdi olunur.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli
Madde 1 – Türkiye Devleti bir
Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti,
toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı,
başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve
sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve
başkenti
Madde 3 – Türkiye Devleti, ülkesi
ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda
belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı "İstiklal
Marşı"dır.
Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
Madde 4 – Anayasanın 1 inci
maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm
ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi
hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5 – Devletin temel amaç ve
görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü,
ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak,
kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak;
kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet
ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve
sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının
gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
Madde 6 – Egemenlik, kayıtsız
şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini,
Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle
kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir
surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir
kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi
kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
Madde 7 – Yasama yetkisi Türk
Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki
devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
Madde 8 – Yürütme yetkisi ve
görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve
kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
IX. Yargı yetkisi
Madde 9 – Yargı yetkisi, Türk
Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
Madde 10 – Herkes, dil, ırk, renk,
cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.)
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin
yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye
veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları
bütün işlemlerinde (…)4
kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü
Madde 11 – Anayasa hükümleri,
yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve
diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği
Madde 12 – Herkes, kişiliğine
bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve
hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin
topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve
sorumluluklarını da ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
Madde 13 – (Değişik:
3/10/2001-4709/2 md.)
Temel hak ve hürriyetler, özlerine
dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde
belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.
Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum
düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük
ilkesine aykırı olamaz.
III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
Madde 14 – (Değişik:
3/10/2001-4709/3 md.)
Anayasada yer alan hak ve
hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve
lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler
biçiminde kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri,
Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve
hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş
şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette
bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı faaliyette
bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması
Madde 15 – Savaş, seferberlik,
sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan
doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun
gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması
kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada
öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen
durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen
ölümler (…)dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi
varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan,
düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan
dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez;
suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu
sayılamaz.5
V. Yabancıların durumu
Madde 16 – Temel hak ve
hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak
kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı
Madde 17 – Herkes, yaşama, maddi
ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda
yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne
dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi
tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;
kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi
tutulamaz.
(…)5
meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine
getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi,
bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya
olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması
sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu
durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü
dışındadır.
II. Zorla çalıştırma yasağı
Madde 18 – Hiç kimse zorla
çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunla
düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki
çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek
hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda
öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir
çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi hürriyeti ve güvenliği
Madde 19 – Herkes, kişi hürriyeti
ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda
gösterilen:
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti
kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine
getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir
yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya
tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya
yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın
yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl
hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya
hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim
veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan
tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye
girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut
geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya
tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun
bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli
belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin
yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya
bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer
hallerde hakim kararıyla tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan
yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere,
yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde
yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak
derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya
kadar bildirilir.
(Değişik birinci cümle:
3/10/2001-4709/4 md.) Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine
en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç
kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün
içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten
sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde
uzatılabilir.
(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.)
Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal
bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre
içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında
serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma
ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya
hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye
bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun,
hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar
verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde
hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı
merciine başvurma hakkına sahiptir.
(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Bu
esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları
zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe
ödenir.
IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın gizliliği
Madde 20 – Herkes, özel hayatına
ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.
Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Üçüncü
cümle mülga: 3/10/2001-4709/5 md.)
(Değişik: 3/10/2001-4709/5 md.)
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel
sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına
bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça;
yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri
bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası
aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört
saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını
el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde,
el koyma kendiliğinden kalkar.
B. Konut dokunulmazlığı
Madde 21 – (Değişik:
3/10/2001-4709/6 md.)
Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık
ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına
bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça;
yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri
bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve
buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört
saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını
el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde,
el koyma kendiliğinden kalkar.
C.Haberleşme hürriyeti
Madde 22 – (Değişik:
3/10/2001-4709/7 md.)
Herkes, haberleşme hürriyetine
sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması
veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı
olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili
kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme
engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar
kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu
kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti
Madde 23 – Herkes, yerleşme ve
seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç
işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak,
sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu
mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma
ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma
hürriyeti, (...)6
vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması
sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve
yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
VI. Din ve vicdan hürriyeti
Madde 24 – Herkes, vicdan, dini
inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı
olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dini ayin ve
törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve
suçlanamaz.
Din ve ahlak eğitim ve öğretimi
Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve
ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu
dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve
öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni
temsilcisinin talebine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik,
siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına
dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuzsağlama
amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını
yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye
kullanamaz.
VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti
Madde 25 – Herkes, düşünce ve
kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun
kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce
kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
Madde 26 – Herkes, düşünce ve
kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına
veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet
resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak
yada vermek serbestliğinide kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo,
televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin
sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu hürriyetlerin kullanılması, (Ek
ibare: 3/10/2001-4709/9 md.) millî güvenlik, kamu düzeni, kamu
güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve
milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların
önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak
usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının
şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut
kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama
görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla
sınırlanabilir.
(Mülga: 3/10/2001-4709/9 md.)
Haber ve düşünceleri yayma
araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler,
bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama
ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
(Ek: 3/10/2001-4709/9 md.) Düşünceyi
açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak
şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat hürriyeti
Madde 27 – Herkes, bilim ve sanatı
serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda
her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2
nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak
amacıyla kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların
ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel
değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili hükümler
A. Basın hürriyeti
Madde 28 – Basın hürdür,sansür
edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
(Mülga ikinci fıkra: 3/10/2001 –
4709/10 md.)
Devlet, basın ve haber alma
hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında,
Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
Devletin iç ve dış güvenliğini,
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya
suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte
olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü
haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla,
basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri
uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hakim
kararıyle; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça
yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı
önleyen yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde
yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu kararı en geç kırksekiz
saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz
sayılır.
Yargılama görevinin amacına uygun
olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar
içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere,
olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar,
kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına
geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyla; Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu
düzeninin, genel ahlakın korunması ve suçların önlenmesi
bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça
yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı
veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde
yetkili hakime bildirir; hakim bu kararı en geç kırksekiz saat
içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların
suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde
genel hükümler uygulanır.
Türkiye'de yayımlanan süreli
yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,
Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka
aykırı yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici
olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı
niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hakim
kararıyla toplatılır.
B. Süreli ve süresiz yayın hakkı
Madde 29 – Süreli veya süresiz
yayın önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek için
kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili
mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna
aykırılığının tesbiti halinde yetkili merci, yayının
durdurulması için mahkemeye başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması,
yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği ile
ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve
kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya
zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer
kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve
imkanlarından eşitlik esasına göre yararlanır.
C. Basın araçlarının korunması
Madde 30- (Değişik: 7/5/2004-5170/4
md.)
Kanuna uygun şekilde basın
işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın
araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere
edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.
D. Kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme
araçlarından yararlanma hakkı
Madde 31 – Kişiler ve siyasi
partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle
haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu
yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
(Değişik: 3/10/2001-4709/11 md.)
Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlâk ve sağlığın
korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber
almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun
serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap hakkı
Madde 32 – Düzeltme ve cevap
hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya
kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması
hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa,
yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından ilgilinin
müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar
verilir.
XI. Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek kurma hürriyeti
Madde 33 – (Değişik:
3/10/2001-4709/12 md.)
Herkes, önceden izin almaksızın
dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma
hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya
ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık
ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması
sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü
hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten
alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç
işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın
gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci,
derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı,
yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî
karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı
Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin
gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar
getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla
ilgili olarak da uygulanır.
B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı
Madde 34 – (Değişik:
3/10/2001-4709/13 md.)
Herkes, önceden izin almadan,
silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü
hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla
sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve
usuller kanunda gösterilir.
XII. Mülkiyet hakkı
Madde 35 – Herkes, mülkiyet ve
miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı
amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması
toplum yararına aykırı olamaz.
XIII. Hakların korunması ile ilgili hükümler
A. Hak arama hürriyeti
Madde 36 – Herkes, meşru vasıta
ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı
veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına
sahiptir.7
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi
içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanuni hakim güvencesi
Madde 37 – Hiç kimse kanunen tabi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tabi olduğu
mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı
yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar
Madde 38 – Kimse, işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı
cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç
için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza
mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik
tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya
kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda
gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu
yolda delil göstermeye zorlanamaz.
(Ek:3/10/2001-4709/15 md.) Kanuna
aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
(Ek:3/10/2001-4709/15 md.) Hiç
kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine
getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
(Ek:3/10/2001-4709/15 md; Mülga:
7/5/2004-5170/5 md.)
(Değişik onuncu fıkra:
7/5/2004-5170/5 md.) Ölüm cezası ve genel müsadere cezası
verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin
kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı
Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar
getirilebilir.
(Değişik son fıkra:
7/5/2004-5170/5 md.) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın
gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç
sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.
XIV. İspat hakkı
Madde 39 – Kamu görev ve
hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine
getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan
hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına
sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak
isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında
kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına
bağlıdır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması
Madde 40 – Anayasa ile tanınmış
hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama
geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına
sahiptir.
(Ek:3/10/2001-4709/16 md) Devlet,
işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere
başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, resmi görevliler
tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da,
kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili
görevliye rücu hakkı saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Ailenin korunması
Madde 41 – Aile, Türk toplumunun
temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.8
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile
özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının
öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri
alır, teşkilatı kurar.
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
Madde 42 – Kimse, eğitim ve
öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla
tesbit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk
ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim
esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti,
Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim kız ve erkek bütün
vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların
bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen
seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
(Ek fıkra: 9/2/2008-5735/2 md.;
İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 5/6/2008 tarihli ve E.: 2008/16, K.:
2008/116 sayılı Kararı ile. )
Devlet, maddi imkanlardan yoksun
başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı
ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet,
durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma
yararlı kılacak tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında
sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili
faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun
engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil,
eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri
olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında
okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim
yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir.
Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.
III. Kamu yararı
A. Kıyılardan yararlanma
Madde 43 – Kıyılar, Devletin
hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla,
deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden
yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin,
kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu
yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
B. Toprak mülkiyeti
Madde 44 – Devlet, toprağın
verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla
kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı
bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak
amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik
tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini
tesbit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan
çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların
küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması
sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar
bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez
ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından
işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın
Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların
korunması
Madde 45 – Devlet, tarım arazileri
ile çayır ve mer'aların amaç dışı kullanılmasını ve
tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun
olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım
ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve
diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal
ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin
eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
D. Kamulaştırma
Madde 46 –
(Değişik:3/10/2001-4709/18 md)
Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu
yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin
ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların
tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere
göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya
yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme
bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak,
tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri
ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların
yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla
kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla
gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde,
taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler
eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o
toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait
olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen
taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma
bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz
uygulanır.
E. Devletleştirme ve Özelleştirme9
Madde 47 – Kamu hizmeti niteliği
taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı
hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek karşılığı
üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve
usulleri kanunla düzenlenir.
(Ek:13/8/1999-4446/1 md.) Devletin,
kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin
mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine
ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.
(Ek:13/8/1999-4446/1 md.) Devlet,
kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri
tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel
hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırabileceği
veya devredebileceği kanunla belirlenir.
IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti
Madde 48 – Herkes,dilediği alanda
çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler
kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin milli
ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini,
güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak
tedbirleri alır.
V. Çalışma ile ilgili hükümler
A. Çalışma hakkı ve ödevi
Madde 49 – Çalışma, herkesin
hakkı ve ödevidir.
(Değişik: 3/10/2001-4709/19 md.)
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma
hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak,
çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik
bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli
tedbirleri alır.
(Mülga: 3/10/2001-4709/19 md.)
B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı
Madde 50 – Kimse, yaşına,
cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedeni
ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel
olarak korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram tatili ile
ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.
C. Sendika kurma hakkı
Madde 51 – (Değişik:
3/10/2001-4709/20 md.)
Çalışanlar ve işverenler,
üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve
menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın
sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve
üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir
sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık
ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
Aynı zamanda ve aynı işkolunda
birden fazla sendikaya üye olunamaz.
İşçi niteliği taşımayan kamu
görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları
gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Sendika ve üst kuruluşlarının
tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel
niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz.
D. Sendikal faaliyet
Madde 52 – (Mülga: 23/7/1995 -
4121/3 md.)
VI. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt
A. Toplu iş sözleşmesi hakkı
Madde 53 – İşçiler ve
işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını
ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş
sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl
yapılacağı kanunla düzenlenir.
(Ek: 23/7/1995-4121/4 md.) 128 inci
maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla
kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin
birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi
olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı
mercilerine başvurabilir ve İdareyle amaçları doğrultusunda
toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya
varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu
mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi
için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda
mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları
da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine
sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla
düzenlenir.
Aynı iş yerinde, aynı dönem için,
birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.
B. Grev hakkı ve lokavt
Madde 54 – Toplu iş sözleşmesinin
yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler
grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin
lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları
kanunla düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyiniyet
kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve milli serveti
tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
Grev esnasında greve katılan
işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu,
grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendika
sorumludur.
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği
veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı
hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık
Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında
taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek
Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi
hükmündedir.
Yüksek hakem kurulunun kuruluş ve
görevleri kanunla düzenlenir.
Siyasi amaçlı grev ve lokavt,
dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali,
işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.
Greve katılmayanların işyerinde
çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiç bir şekilde
engellenemez.
VII. Ücrette adalet sağlanması
Madde 55 – Ücret emeğin
karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları
işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal
yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
(Değişik: 3/10/2001-4709/21 md.)
Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile
ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur.
VIII. Sağlık, çevre ve konut
A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması
Madde 56 – Herkes, sağlıklı ve
dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre
sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve
vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve
ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde
gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini
gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden
planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel
kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları
denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir
şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası
kurulabilir.
B. Konut hakkı
Madde 57 – Devlet, şehirlerin
özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama
çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır,
ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
IX. Gençlik ve spor
A. Gençliğin korunması
Madde 58 – Devlet, istiklal ve
Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında,
Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç
edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı
tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol
düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve
benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için
gerekli tedbirleri alır.
B. Sporun geliştirilmesi
Madde 59 – Devlet, her yaştaki
Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek
tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur.
X. Sosyal güvenlik hakları
A. Sosyal güvenlik hakkı
Madde 60 – Herkes, sosyal güvenlik
hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak
gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler:
Madde 61 – Devlet harp ve vazife
şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malül ve gazileri korur ve
toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını
ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur,
Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve
kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların
topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve
tesisleri kurar veya kurdurur.
C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları
Madde 62 – Devlet, yabancı
ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin,
çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal
güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve
yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri
alır.
XI. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması
Madde 63 – Devlet, tarih, kültür
ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu
amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel
mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle
hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler
kanunla düzenlenir.
XII. Sanatın ve sanatçının korunması
Madde 64 – Devlet, sanat
faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının
korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin
yayılması için gereken tedbirleri alır.
XIII. Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları10
Madde 65 – (Değişik:
3/10/2001-4709/22 md.)
Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda
Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına
uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği
ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SİYASİ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Türk vatandaşlığı
Madde 66 – Türk Devletine
vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın
çocuğu Türktür. (Mülga cümle: 3/10/2001-4709/23 md.)
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği
şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde
kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla
bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan
çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili
karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları
Madde 67 – Vatandaşlar, kanunda
gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız
olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve
halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/5 md.)
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel
oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve
denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk
vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun,
uygulanabilir tedbirleri belirler.
(Değişik: 23/7/1995-4121/5 md.)
Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve
halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla
düzenlenir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/5 md.)
Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler, (Ek
ibare: 3/10/2001-4709/24 md.) taksirli suçlardan hüküm giyenler
hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy
kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutuk evlerinde (...)11
oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti
açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu
tarafından tespit edilir ve görevli hakimin yerinde yönetim ve
denetimi altında yapılır.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/5 md.)
Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini
bağdaştıracak biçimde düzenlenir.
(Ek: 3/10/2001-4709/24 md.) Seçim
kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.
III. Siyasi partilerle ilgili hükümler
A. Parti kurma, partilere girme ve partilenden ayrılma12
Madde 68 – (Değişik: 23/7/1995 -
4121/6 md.)
Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve
usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına
sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş
olmak gerekir.
Siyasi partiler, demokratik siyasi
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasi partiler önceden izin almadan
kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini
sürdürürler.
Siyasi partilerin tüzük ve
programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve
milletyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve
hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine,
demokratik ve laik Cumhuriyet
ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü
veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi
amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.
Hakimler ve savcılar, Sayıştay
dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları
hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu
görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim
öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar.
Yüksek öğretim elemanlarının
siyasi partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun
bu elemanların, siyasi partilerin merkez organları dışında kalan
parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yüksek
öğretim elemanlarının yüksek öğretim kurumlarında uyacakları
esasları belirler.
Yüksek öğretim öğrencilerinin
siyasi partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir
Siyasi partilere, Devlet, yeterli
düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın,
alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar
kanunla düzenlenir.
B. Siyasi partilerin uyacakları esaslar
Madde 69 – (Değişik: 23/7/1995 -
4121/7 md.)
Siyasi partilerin faaliyetleri, parti
içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun
olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasi partiler, ticari faaliyetlere
girişemezler.
Siyasi partilerin gelir ve
giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın
uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasi
partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna
uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık
halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa
Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan
yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği
kararlar kesindir.
Siyasi partilerin kapatılması,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine
Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
Bir siyasi partinin tüzüğü ve
programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine
aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.
Bir siyasi partinin 68 inci maddenin
dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü
temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin
işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit
edilmesi halinde karar verilir.(Ek cümle:3/10/2001-4709/25 md.) Bir
siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun
bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya
genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye
Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim
kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller
doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde
işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş
sayılır.
(Ek:3/10/2001-4709/25 md.) Anayasa
Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava
konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet
yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar
verebilir.
Temelli kapatılan bir parti bir
başka ad altında kurulamaz.
Bir siyasi partinin temelli
kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları
dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin
kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından
başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi,
yöneticisi ve deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası
kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel
kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak
kapatılır.
(Değişik:3/10/2001-4709/25 md.)
Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri,
kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen
yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim
harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla
düzenlenir.
IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı
A. Hizmete girme
Madde 70 – Her Türk, kamu
hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin
gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
B. Mal bildirimi
Madde – Kamu hizmetine girenlerin
mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma
süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında
görev alanlar, bundan istisna edilemez.
V. Vatan hizmeti
Madde 72 – Vatan hizmeti, her
Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya
kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş
sayılacağı kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
Madde 73 – Herkes, kamu giderlerini
karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli
dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali
yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali
yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına
ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı
sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna
verilebilir.
VII. Dilekçe hakkı
Madde 74 – Vatandaşlar (Ek
ibare:3/10/2001-4709/26 md.) ve karşılıklılık esası gözetilmek
kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya
kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve
Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına
sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvurmaların
sonucu, (Ek ibare:3/10/2001-4709/26 md.) gecikmeksizin dilekçe
sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
Bu hakkın kullanılma biçimi
kanunla düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
A. Kuruluşu:
Madde 75 – (Değişik: 23/7/1995 -
4121/8 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi genel
oyla seçilen beşyüzelli milletvekilinden oluşur.
B. Miletvekili seçilme yeterliliği
Madde 76 – Yirmibeş yaşını
dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.13
En az ilkokul mezunu olmayanlar,
kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış
olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam
bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm
giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık,sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı
iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi ihale
ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa
vurma, (Değişik ibare: 27/12/2002-4777/1 md.) terör eylemlerine
katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle
hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili
seçilemezler.14
Hakimler ve savcılar, yüksek yargı
organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim
elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları
hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu
görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden
çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.
C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi
Madde 77 – Türkiye Büyük Millet
Meclisinin seçimleri dört yılda bir yapılır.15
16
Meclis, bu süre dolmadan seçimin
yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar
altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler
yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen Meclisin
yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.
D. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması
ve ara seçimleri
Madde 78 – Savaş sebebiyle yeni
seçimlerin yapılmasına imkan görülmezse, Türkiye Büyük Millet
Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar
verebilir.
Geri bırakma sebebi ortadan
kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem
tekrarlanabilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara
seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden
otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan
üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu
hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar
verilir.
Genel seçimlere bir yıl kala, ara
seçimi yapılamaz.
(Ek: 27/12/2002-4777/2 md.) Yukarıda
yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin,
Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde,
boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara
seçim yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde Anayasanın
127 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.
E. Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
Madde 79 – Seçimler, yargı
organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.
Seçimlerin başlamasından bitimine
kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile
ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve
seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları,
şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve
Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek
Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine
başka bir mercie başvurulamaz.17
18
Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer
seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve
dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi
Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye
tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu
üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve
bir başkanvekili seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve
Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer
yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili
ad çekmeye girmezler.
Anayasa değişikliklerine ilişkin
kanunların halkoyuna sunulması, Cumhurbaşkanının halk tarafından
seçilmesi, işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili
seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur. (17)(18)
F. Üyelikle ilgili hükümler
1. Milletin temsili
Madde 80 – Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri
değil, bütün Milleti temsil ederler.
2. Andiçme
Madde 81 – Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde
andiçerler:
"Devletin varlığı ve
bağımsızlığını vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü,
milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma;
hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk
ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve
refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin
insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden
ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti
önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim".
3. Üyelikle bağdaşmayan işler
Madde 82 – Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve
bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu
tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı
teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel
imkanları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin
ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların,
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve
bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya
ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar,
vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı
olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına
bağlı resmi veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler.
Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar
Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin
kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla
düzenlenir.
4. Yasama dokunulmazlığı
Madde 83 – Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden,
Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık
Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça
bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu
tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç
işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı
olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve
yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden
önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14
üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu
halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük
Millet Meclisine bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi
hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün
yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır;
üyelik süresince zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili hakkında
soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını
kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki
siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili
görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
5. Milletvekilliğinin düşmesi19
Madde 84 – (Değişik: 23/7/1995 -
4121/9 md.)
İstifa eden milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten
sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca
kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin hüküm
giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme
kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre
milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte
ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili
komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli
oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz
veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü
katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun
Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca
üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.
Partisinin temelli kapatılmasına
beyan ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli
kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin
milletvekilliği, bu kararın Resmi Gazetede gerekçeli olarak
yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip Genel
Kurula bilgi sunar.
6. İptal istemi
Madde 85 – (Değişik: 23/7/1995 -
4121/10 md.)
Yasama dokunulmazlığının
kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü
maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre
karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının
alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili
milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya,
kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için
Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini
onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar.
7. Ödenek ve yolluklar
Madde 86 – (Değişik birinci
cümle: 21/11/2001-4720/1 md)20
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve
emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı
en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da
ödenek miktarının yarısını aşamaz. (Ek ibare:
21/11/2001-4720/1 md) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile
bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve
üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine T.C.Emekli
Sandığı tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri
ödemelerin kesilmesini gerektirmez.21
Ödenek ve yollukların en çok üç
aylığı önceden ödenebilir.
II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
A. Genel olarak
Madde 87 – Türkiye Büyük Millet
Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve
kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar
Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi
vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve
kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek;
milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, (...)22
(Ek ibare: 3/10/2001-4709/28 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve
özel af ilanına (…)23
karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde ön görülen
yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.
B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
Madde 88 – Kanun teklif etmeye
Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin
Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları
içtüzükle düzenlenir.
C. Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması
Madde 89 – Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisince Kabul edilen kanunları onbeş gün içinde
yayımlar.
Yayımlanmasını (Ek ibare:
3/10/2001-4709/29 md.) kısmen veya tamamen uygun bulmadığı
kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği
gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/29 md.)
Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, Türkiye Büyük
Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir.
Bütçe kanunları bu hükme tabi değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri
gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca
yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik
yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri
gönderebilir.
Anayasa değişikliklerine ilişkin
hükümler saklıdır.
D. Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma
Madde 90 – Türkiye Cumhuriyeti
adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla
yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticari veya teknik
ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar,
Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi
hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına
dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu
takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya
dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye
dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari
andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması
zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticari
veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar,
yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik
getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra
hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş
Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında
Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
(Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe
konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası
andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi
nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma
hükümleri esas alınır.
E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme
Madde 91 – Türkiye Büyük Millet
Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma
yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı
kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci
bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile
dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler kanun
hükmünde kararname-lerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun
hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma
süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp
çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası,
düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için
verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin,
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce
onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine
kadar devam ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü
hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler
saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmi
Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,
kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de
gösterilebilir.
Kararnameler, Resmi Gazetede
yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan
kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi
komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye
Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmi
Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.
Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş
hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımlandığı gün
yürürlüğe girer.
F. Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme
Madde 92 – Milletlerarası hukukun
meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına ve Türkiye'nin taraf
olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket
kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı
silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi
Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya
uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal
karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir.
III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili
hükümler
A. Toplanma ve tatil
Madde 93 – (Değişik birinci
fıkra: 23/7/1995 - 4121/11 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, her
yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.
Meclis, bir yasama yılında en çok
üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, doğrudan
doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca
toplantıya çağrılır.
Meclis Başkanı da doğrudan doğruya
veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi
toplantıya çağırır.
Ara verme veya tatil sırasında
toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı
gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam
edilemez.
B. Başkanlık Divanı
Madde 94 – Türkiye Büyük Millet
Meclisinin Başkanlık Divanı, Meclis üyeleri arasından seçilen
Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Katip üyeler ve İdare
Amirlerinden oluşur.
Başkanlık Divanı, Meclisteki
siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında Divana
katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur. Siyasi parti grupları
Başkanlık için aday gösteremezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır.
İlk seçilenlerin görev süresi iki, ikinci devre için
seçilenlerin görev süresi üç yıldır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı
günden itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir,
Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye
tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının
salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk
sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü
oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan
seçilmiş olur. Başkan seçimi, aday gösterme süresinin
bitiminden itibaren, beş gün içinde tamamlanır.24
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanvekillerinin Katip Üyelerinin ve İdare Amirlerinin adedi,
seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde
belirlenir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin
veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine;
görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına
katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy
kullanamazlar.
C. İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri
Madde 95 – Türkiye Büyük Millet
Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı içtüzük hükümlerine
göre yürütür.
İçtüzük hükümleri, siyasi parti
gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında
katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasi parti
grupları, en az yirmi üyeden meydana gelir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin
bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim
hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür.
Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili
makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis edilir.
D. Toplantı ve karar yeter sayısı
Madde 96 – (Değişik birinci
fıkra: 31/5/2007-5678/3 md.)25
Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütün
işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa
toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak
karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte
birinin bir fazlasından az olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında,
kendileri yerine oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilirler.
Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.
E. Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması
Madde 97 – Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır ve tutanak
dergisinde tam olarak yayımlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar yapabilir, bu
oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet
Meclisi kararına bağlıdır.
Meclisteki açık görüşmelerin, o
oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başkaca
bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı
serbesttir.
IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim
yolları
A. Genel olarak
Madde 98 – Türkiye Büyük Millet
Meclisi soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve
Meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü
veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya
bakanlardan bilgi istemekten ibarettir.
Meclis araştırması, belli bir
konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir.
Genel görüşme, toplumu ve Devlet
faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.
Soru Meclis araştırması ve genel
görüşme ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve
kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri
Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.
B. Gensoru
Madde 99 – Gensoru önergesi, bir
siyasi parti grubu adına veya enaz yirmi milletvekilinin imzasıyla
verilir.
Gensoru önergesi, verilişinden
sonraki üç gün içinde bastırılarak üyelere dağıtılır;
dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp
alınmayacağı görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge
sahiplerinden biri, siyasi parti grupları adına birer milletvekili,
Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir.
Gündeme alma kararıyla birlikte,
gensorunun görüşülme günü de belli edilir; ancak gensorunun
görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten
başlayarak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya
bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında
üyelerin veya grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik
önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün
geçtikten sonra oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın
düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla olur;
oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır.
Meclis çalışmalarının dengeli
olarak yürütülmesi amacına ve yukardaki ilkelere uygun olmak
kaydıyla gensoru ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle
belirlenir.
C. Meclis soruşturması
Madde 100 – Başbakan veya bakanlar
hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması
istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve
(Ek ibare: 3/10/2001-4709/31 md.) gizli oyla karara bağlar.
Soruşturma açılmasına karar
verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında
komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak
gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad
çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından
soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten
raporunu iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu sürede
bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre
verilir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/31 md.) Bu süre içinde raporun
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına teslimi zorunludur.
(Değişik: 3/10/2001-4709/31 md.)
Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde
dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde görüşülür
ve gerek görüldüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine karar
verilir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tamsayısının salt
çoğunluğunun gizli oyuyla alınır.
Meclisteki siyasi parti gruplarında,
Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar
alınamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
YÜRÜTME
I. Cumhurbaşkanı
A. Nitelikleri ve tarafsızlığı
Madde 101 – (Değişik:
31/5/2007-5678/4 md.)26
Cumhurbaşkanı, kırk yaşını
doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme
yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından
seçilir.
Cumhurbaşkanının görev süresi
beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı
seçilebilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday
gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılı teklifi ile
mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel
seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında
yüzde onu geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa
partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliği sona erer.
B. Seçimi
Madde 102 – (Değişik:
31/5/2007-5678/5 md.)27
Cumhurbaşkanı seçimi,
Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmış
gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde ise
boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır.
Genel oyla yapılacak seçimde,
geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı
seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu
oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu
oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır
ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı
seçilmiş olur.
İkinci oylamaya katılmaya hak
kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini
kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci
oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci
oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde
yapılır. Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde
Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya
kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
Cumhurbaşkanlığı seçimine
ilişkin usûl ve esaslar kanunla düzenlenir.
C. Andiçmesi
Madde 103 – Cumhurbaşkanı,
görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde
aşağıdaki şekilde andiçer:
"Cumhurbaşkanı sıfatıyla,
Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin
bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız
egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne,
demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet
ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli
dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından
ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden
ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini
korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla
yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük
Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine
andiçerim."
D. Görev ve yetkileri
Madde 104 – Cumhurbaşkanı
Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk
Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını,
Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın ilgili
maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve
kullanacağı yetkiler şunlardır:
a) Yasama ile ilgili olanlar:
Gerekli gördüğü takdirde, yasama
yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış
konuşmasını yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini
gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek
üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin
kanunları gerekli gördüğü takdirde halk oyuna sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki
kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün,
tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas
bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde
iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi
seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin
olanlar:
Başbakanı atamak ve istifasını
kabul etmek,
Başbakanın teklifi üzerine
bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar
Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı
altında toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk Devletinin
temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek
yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları
onaylamak ve yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin
kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya
çağırmak,
Milli Güvenlik Kuruluna Başkanlık
etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan etmek ve
kanun hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve
kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya
kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini
ve Başkanını atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna inceleme,
araştırma ve denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini
seçmek,
Üniversite rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar:
Anayasa Mahkemesi üyelerini,
Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askeri
Yargıtay üyelerini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini,
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve
kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri
yerine getirir ve yetkileri kullanır.
E. Sorumluluk ve sorumsuzluk hali
Madde 105 – Cumhurbaşkanının,
Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına
gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri
dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca
imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur.
Cumhurbaşkanının resen imzaladığı
kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı
mercilerine başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten
dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte
üçünün vereceği kararla suçlandırılır.
F. Cumhurbaşkanına vekillik etme
Madde 106 – Cumhurbaşkanının
hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak
görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar, ölüm,
çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının
boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve
Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
G. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği
Madde 107 – Cumhurbaşkanlığı
Genel Sekreterliğinin kuruluşu, teşkilat ve çalışma esasları,
personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile
düzenlenir.
H. Devlet Denetleme Kurulu
Madde 108 – İdarenin hukuka
uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve
geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına
bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının
isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin
yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her
türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek
kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek
kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü
inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.
Silahlı Kuvvetler ve yargı
organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.
Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri
ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki
kişiler arasından, Cumhurbaşkanınca atanır.
Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi,
üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, kanunla
düzenlenir.
II. Bakanlar Kurulu
A. Kuruluş
Madde 109 – Bakanlar Kurulu,
Başbakan ve bakanlardan kurulur.
Başbakan, Cumhurbaşkanınca,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip
olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır;
gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca
görevlerine son verilir.
B. Göreve başlama ve güvenoyu
Madde 110 – Bakanlar Kurulunun
listesi tam olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Türkiye
Büyük Millet Meclisi tatilde ise toplantıya çağrılır.
Bakanlar Kurulunun programı,
kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başbakan veya bir bakan
tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur ve güvenoyuna
başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın okunmasından
iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden
bir tam gün geçtikten sonra oylama yapılır.
C. Görev sırasında güvenoyu
Madde 111 – Başbakan, gerekli
görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra, Türkiye Büyük
Millet Meclisinden güven isteyebilir.
Güven istemi, Türkiye Büyük
Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe
görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe
oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye
tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir.
D. Görev ve siyasi sorumluluk
Madde 112 – Başbakan, Bakanlar
Kurulunun başkanı olarak, Bakanlıklar arasında işbirliğini
sağlar ve hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir.
Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur.
Her bakan, Başbakana karşı sorumlu
olup ayrıca kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin
eylem ve işlemlerinden de sorumludur.
Başbakan, bakanların görevlerinin
Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve
düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür.
Bakanlar Kurulu üyelerinden
milletvekili olmayanlar; 81 inci maddede yazılı şekilde Millet
Meclisi önünde andiçerler ve bakan sıfatını taşıdıkları
sürece milletvekillerinin tabi oldukları kayıt ve şartlara
uyarlar ve yasama dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve yolluk
alırlar.
E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar
Madde 113 – Bakanlıkların
kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilatı
kanunla düzenlenir.
Açık olan bakanlıklarla izinli
veya özürlü olan bir bakana, diğer bir bakan geçici olarak
vekillik eder. Ancak, bir bakan birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
kararı ile Yüce Divana verilen bir bakan bakanlıktan düşer.
Başbakanın Yüce Divana sevki halinde hükümet istifa etmiş
sayılır.
Herhangi bir sebeple boşalan
bakanlığa en geç onbeş gün içinde atama yapılır.
F. Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu
Madde 114 – Türkiye Büyük Millet
Meclisi genel seçimlerinden önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma
bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce;
seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi
halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün içinde, bu
bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan
bağımsızlar Başbakanca atanır.
116 ncı madde gereğince seçimlerin
yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve
Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan
atar.
Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet,
İçişleri ve Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet
Meclisindeki veya Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere,
siyasi parti gruplarından, oranlarına göre üye alınır.
Siyasi parti gruplarından alınacak
üye sayısını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit
ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen
veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye Büyük Millet
Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme
kararının Resmi Gazete'de ilanından itibaren beş gün içinde
kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için
güvenoyuna başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu seçim
süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür.
G. Tüzükler
Madde 115 – Bakanlar Kurulu,
kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek
üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın incelemesinden
geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler, Cumhurbaşkanınca
imzalanır ve kanunlar gibi yayımlanır.
H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca
yenilenmesi
Madde 116 – Bakanlar Kurulunun, 110
uncu maddede belirtilen güvenoyunu alamaması ve 99 uncu veya 111
inci maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla düşürülmesi
hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı
veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin
yenilenmesine karar verebilir.
Başbakanın güvensizlik oyu ile
düşürülmeden istifa etmesi üzerine kırkbeş gün içinde veya
yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı
seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun
kurulamaması hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanına danışarak seçimlerin yenilenmesine karar
verebilir.
Yenilenme kararı Resmi Gazetede
yayımlanır ve seçime gidilir.
İ. Milli Savunma
1. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı
Madde 117 – Başkomutanlık,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi varlığından ayrılamaz
ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Milli güvenliğin sağlanmasından
ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye
Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay Başkanı; Silahlı
Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini
Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.
Genelkurmay Başkanı, Bakanlar
Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve
yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve
yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.
Milli Savunma Bakanlığının,
Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları ile görev
ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.
2. Milli Güvenlik Kurulu
Madde 118 – (Değişik birinci
fıkra: 3/10/2001-4709/32 md.) Millî Güvenlik Kurulu;
Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay
Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Millî Savunma,
İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri
Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.
Gündemin özelliğine göre Kurul
toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri
alınabilir.
(Değişik birinci cümle:
3/10/2001-4709/32 md.)Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî
güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili
alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması
konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun,
Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve
bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması
hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar
Bakanlar Kurulunca değerlendirilir.28
Milli Güvenlik Kurulunun gündemi;
Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak
Cumhurbaşkanınca düzenlenir.
Cumhurbaşkanı katılamadığı
zamanlar Milli Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında
toplanır.
Milli Güvenlik Kurulu Genel
Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri kanunla düzenlenir.
III. Olağanüstü yönetim usulleri
A. Olağanüstü haller
1. Tabii afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal
ilanı
Madde 119 – Tabii afet, tehlikeli
salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde,
Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun
bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı
geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.
2. Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi
şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilanı
Madde 120 – Anayasa ile kurulan hür
demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan
kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi
belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun
da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla
bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere
olağanüstü hal ilan edebilir.
3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme
Madde 121 – Anayasanın 119 ve 120
nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilanına karar verilmesi
durumunda, bu karar Resmi Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet
Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis,
olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun
istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi
uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.
119 uncu madde uyarınca ilan edilen
olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve
çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü
için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 15 inci
maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl
sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği
tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti
görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin
durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü
yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir.
Olağanüstü hal süresince,
Cumnhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu,
olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde
kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmi Gazetede
yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına
sunulur; bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul,
İçtüzükte belirlenir.
B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali
Madde 122 – Anayasanın tanıdığı
hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan
kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilanını gerektiren
hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya
savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi,
ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve
eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini
içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin
yaygınlaşması sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında
toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü
aldıktan sonra, süresi altı ayı aşmamak üzere yurdun bir veya
birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilan
edebilir. Bu karar, derhal Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün
Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük
Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya
çağırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli gördüğü
takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir, uzatabilir veya
sıkıyönetimi kaldırabilir.
Sıkıyönetim süresinde,
Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu
sıkıyönetim halinin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde
kararname çıkarabilir.
Bu kararnamameler Resmi Gazetede
yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına
sunulur. Bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul
İçtüzükte belirlenir.
Sıkıyönetimin her defasında dört
ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
kararına bağlıdır. Savaş hallerinde bu dört aylık süre
aranmaz.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş
hallerinde hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl
yürütüleceği, idare ile olan ilişkileri, hürriyetlerin nasıl
kısıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş veya savaşı
gerektirecek bir durumun başgöstermesi halinde vatandaşlar için
getirilecek yükümlülükler kanunla düzenlenir.
Sıkıyönetim komutanları
Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görev yaparlar.
IV. İdare
A. İdarenin esasları
1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği
Madde 123 – İdare, kuruluş ve
görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri,
merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla
veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.
2. Yönetmelikler
Madde 124 – Başbakanlık,
bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını
ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak
üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler
çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmi Gezetede
yayımlanacağı kanunda belirtilir.
B. Yargı yolu
Madde 125 – İdarenin her türlü
eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
(Ek hüküm:13/8/1999-4446/2 md.)
Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde
bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim
yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak
yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.
Cumhurbaşkanının tek başına
yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı
denetimi dışındadır.
İdari işlemlere karşı açılacak
davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.
Yargı yetkisi, idari eylem ve
işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme
görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak
yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem
niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı
verilemez.
İdari işlemin uygulanması halinde
telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin
açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte
gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin
durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde,
sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik,
kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması
kararı verilmesini sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
C. İdarenin kuruluşu
1. Merkezi idare
Madde 126 – Türkiye, merkezi idare
kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve
kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer
kademeli bölümlere ayırılır.
İllerin idaresi yetki genişliği
esasına dayanır.
Kamu hizmetlerinin görülmesinde
verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan
merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve
yetkileri kanunla düzenlenir.
2. Mahalli idareler
Madde 127 – Mahalli idareler; il,
belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar
organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından
seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.
Mahalli idarelerin kuruluş ve
görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak
kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/12 md.)
Mahalli idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş
yılda bir yapılır. Ancak, milletvekili genel veya ara seçiminden
önceki veya sonraki bir yıl içinde yapılması gereken mahalli
idareler organlarına veya bu organların üyelerine ilişkin genel
veya ara seçimler milletvekili genel veya ara seçimleriyle birlikte
yapılır. Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim
biçimleri getirebilir.
Mahalli idarelerin seçilmiş
organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin
itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı
yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile
hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare
organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı,
geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.
Merkezi idare, mahalli idareler
üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun
şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması,
toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi
karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller
dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir.
Mahalli idarelerin belirli kamu
hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Bakanlar
Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye
ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve
ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı
gelir kaynakları sağlanır.
D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler
1. Genel ilkeler
Madde 128 – Devletin, kamu iktisadi
teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare
esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu
hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve
diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu
görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,
hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük
işleri kanunla düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin
yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.
2. Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence
Madde 129 – Memurlar ve diğer kamu
görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette
bulunmakla yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri
ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst
kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin
cezası verilemez.
Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili
olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında
bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları ile
hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.
Memurlar ve diğer kamu
görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan
doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve
kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare
aleyhine açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri
hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza
kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında,
kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır.
E. Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları
1. Yükseköğretim kurumları
Madde 130 – Çağdaş
eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve
ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile;
ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim,
bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve
insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu
tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler
Devlet tarafından kanunla kurulur.
Kanunda gösterilen usul ve esaslara
göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar
tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim
kurumları kurulabilir.
Kanun, üniversitelerin ülke sathına
dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.
Üniversiteler ile öğretim üyeleri
ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve
yayında bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve
bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve
bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez.
Üniversiteler ve bunlara bağlı
birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik
hizmetleri Devletçe sağlanır.
Kanunun belirlediği usul ve esaslara
göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim
Kurulunca seçilir ve atanır.
Üniversite yönetim ve denetim
organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya
üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca
her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversitelerin hazırladığı
bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra
Milli Eğitim Bakanlığına sunulur ve merkezi yönetim bütçesinin
bağlı olduğu esaslara uygun olarak işleme tabi tutularak
yürürlüğe konulur ve denetlenir.29
Yükseköğretim kurumlarının
kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri,
görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin
gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim
elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve
emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve
öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile
ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime
giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar
ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük
hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar,
üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının
görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat
içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre
yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin
sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Vakıflar tarafından kurulan
yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki
akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve
güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim
kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir.
2. Yükseköğretim üst kuruluşları
Madde 131 – Yükseköğretim
kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek,
denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim - öğretim ve
bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların
kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını,
geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların
etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim
elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile
Yükseköğretim Kurulu kurulur.
(Değişik ikinci fıkra:
7/5/2004-5170/8 md.) Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler ve
Bakanlar Kurulunca seçilen ve sayıları, nitelikleri, seçilme
usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve öğretim
üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik
vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve
Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur.
Kurulun teşkilatı, görev, yetki,
sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.
3. Yükseköğretim kurumlarından özel hükümlere tabi olanlar
Madde 132 - Türk Silahlı Kuvvetleri
ve emniyet teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları özel
kanunlarının hükümlerine tabidir.
F. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, radyo ve televizyon kuruluşları
ve kamuyla ilişkili haber ajansları30
Madde 133 - (Değişik: 8/7/1993 -
3913/1 md.)
Radyo ve televizyon istasyonları
kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde
serbesttir.
(Ek fıkra: 21/6/2005-5370/1 md.)
Radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemek amacıyla
kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu dokuz üyeden oluşur.
Üyeler, siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında
belirlenecek üye sayısının ikişer katı olarak gösterecekleri
adaylar arasından, her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı
esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulunca seçilir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu,
görev ve yetkileri, üyelerinin nitelikleri, seçim usulleri ve
görev süreleri kanunla düzenlenir.
Devletçe kamu tüzelkişiliği
olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu
tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği
ve yayınlarının tarafsızlığı esastır.
G. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
Madde 134 – Atatürkçü düşünceyi,
Atatürk ilke ve inkılaplarını, Türk kültürünü, Türk
tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve
yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk'ün manevi
himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde,
Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil
Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan,
kamu tüzel kişiliğine sahip "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumu" kurulur.
Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih
Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen mali menfaatler
saklı olup kendilerine tahsis edilir.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve
özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri
kanunla düzenlenir.
H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
Madde 135 – Kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir
mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak,
mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere
uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının
birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve
güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak
maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından
kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli
oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu
iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların
meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.)
Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette
bulunamazlar.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.)
Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının
seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.)
Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimine
ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.)
Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının
sorumlu organlarının görevine, kanunun belirlediği merciin veya
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son
verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.)
Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya
suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği
hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek
kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde
görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden
yürürlükten kalkar.
İ. Diyanet İşleri Başkanlığı
Madde 136 – Genel idare içinde yer
alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda,
bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve
milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel
kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.
J. Kanunsuz emir
Madde 137 – Kamu hizmetlerinde
herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden
aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine
aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri
verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı
ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren
sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir
suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan
kurtulamaz.
Askeri hizmetlerin görülmesi ve
acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için
kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yargı
I. Genel hükümler
A. Mahkemelerin bağımsızlığı
Madde 138 – Hakimler, görevlerinde
bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı
kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya
kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere
emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde
bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında
Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru
sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda
bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile
idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare,
mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların
yerine getirilmesini geciktiremez.
B. Hakimlik ve savcılık teminatı
Madde 139 – Hakimler ve savcılar
azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan
önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması
sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından
yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren
bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık
bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya
meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında
kanundaki istisnalar saklıdır.
C. Hakimlik ve savcılık mesleği
Madde 140 – Hakimler ve savcılar
adli ve idari yargı hakim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu
görevler meslekten hakim ve savcılar eliyle yürütülür.
Hakimler, mahkemelerin bağımsızlığı
ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.
Hakim ve savcıların nitelikleri,
atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte
ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli
olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması
ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri
sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması
ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı
gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi
eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı
ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
Hakimler ve savcılar altmışbeş
yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; askeri hakimlerin yaş
haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.
Hakimler ve savcılar, kanunda
belirtilenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamazlar.
Hakimler ve savcılar idari görevleri
yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.
Hakim ve savcı olup da adalet
hizmetindeki idari görevlerde çalışanlar, hakimler ve savcılar
hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar, hakimler ve savcılara
ait esaslar dairesinde sınıflandırılır ve derecelendirilirler,
hakimlere ve savcılara tanınan her türlü haklardan yararlanırlar.
D. Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması
Madde 141 – Mahkemelerde duruşmalar
herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının
kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin
kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında
kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü
kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve mümkün
olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.
E. Mahkemelerin kuruluşu
Madde 142 – Mahkemelerin kuruluşu,
görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla
düzenlenir.
F. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
Madde 143 – (Mülga:
7/5/2004-5170/9 md.)
G. Hakim ve savcıların denetimi
Madde 144 – Hakim ve savcıların
görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere
(Hakimler için idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp
yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri
sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat
ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve
gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma, Adalet
Bakanlığının izni ile adalet müfettişleri tarafından yapılır.
Adalet Bakanı soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında
soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hakim veya
savcı eliyle de yaptırabilir.
H. Askeri yargı
Madde 145 – Askeri yargı, askeri
mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu
mahkemeler, asker kişilerin; askeri olan suçları ile bunların
asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet
ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara
bakmakla görevlidirler.
Askeri mahkemeler, asker olmayan
kişilerin özel kanunda belirtilen askeri suçları ile kanunda
gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda
gösterilen askeri mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara
da bakmakla görevlidirler.
Askeri mahkemelerin savaş veya
sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından
yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde
adli yargı hakim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla
düzenlenir.
Askeri yargı organlarının
kuruluşu, işleyişi, askeri hakimlerin özlük işleri askeri
savcılık görevlerini yapan askeri hakimlerin mahkemesinde görevli
bulundukları komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı,
hakimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla
düzenlenir. Kanun, ayrıca askeri hakimlerin yargı hizmeti
dışındaki askeri hizmetler yönünden askeri hizmetlerin
gereklerine göre teşkilatında görevli bulundukları komutanlık
ile olan ilişkilerini de gösterir.
II. Yüksek mahkemeler
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kuruluşu
Madde 146 – Anayasa Mahkemesi onbir
asıl ve dört yedek üyeden kurulur.
Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki
yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay,
birer asıl üyeyi Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
ve Sayıştay genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasından
üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için
gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise
Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan Yükseköğretim
kurumları öğretim üyeleri içinden göstereceği üç aday
arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe yöneticileri
ile avukatlar arasından seçer.
Yükseköğretim kurumları öğretim
üyeleri ile üst kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa
Mahkemesine asıl ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını
doldurmuş, yükseköğrenim görmüş veya öğrenim kurumlarında
en az onbeş yıl öğretim üyeliği veya kamu hizmetinde en az
onbeş yıl fiilen çalışmış veya en az onbeş yıl avukatlık
yapmış olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri
arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile
dört yıl için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer. Süresi
bitenler yeniden seçilebilirler.
Anayasa Mahkemesi üyeleri, asli
görevleri dışında resmi veya özel hiçbir görev alamazlar.
2. Üyeliğin sona ermesi
Madde 147 – Anayasa Mahkemesi
üyeleri altmışbeş yaşını doldurunca emekliye ayrılırlar.
Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir
üyenin hakimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan
dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık
bakımından yerine getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması
halinde de, Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun
kararı ile sona erer.
3. Görev ve yetkileri
Madde 148 – Anayasa Mahkemesi,
kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas
bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise
sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü
hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun
hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.
Kanunların şekil bakımından
denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp
yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama
çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup
uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından
denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı
tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna
dayalı iptal davası açılamaz; def'i yoluyla da ileri sürülemez.
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını,
Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay,
Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve
üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini,
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve
üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan
sıfatıyla yargılar.
Yüce Divanda, savcılık görevini
Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.
Yüce Divan kararları kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile
verilen diğer görevleri de yerine getirir.
4. Çalışma ve yargılama usulü
Madde 149 – Anayasa Mahkemesi,
Başkan ve on üye ile toplanır, salt çoğunluk ile karar verir.
Anayasa değişikliklerinde iptale (Ek ibare: 3/10/2001-4709/33 md.)
ve siyasi parti davalarında kapatılmaya karar verebilmesi için
beşte üç oy çokluğu şarttır.31
Şekil bozukluğuna dayalı iptal
davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve
yargılama usulleri kanunla; mahkemenin çalışma esasları ve
üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı içtüzükle
düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi Yüce Divan
sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya
üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde sözlü
açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde
bilgisi olanları çağırabilir. (Ek cümle: 23/7/1995 - 4121/14
md.) ve siyasi partilerin temelli kapatılması veya kapatılmasına
ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra
kapatılması istenen siyasi partinin genel başkanlığının veya
tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler.
5. İptal davası
Madde 150 – Kanunların, kanun
hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin
şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla
Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme
hakkı, Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis
grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en
az beşte biri tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla
siyasi partinin bulunması halinde, iktidar partilerinin dava açma
hakkını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır.
6. Dava açma süresi
Madde 151 – Anayasa Mahkemesinde
doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun,
kanun hükmünde kararname veya içtüzüğün Resmi Gazetede
yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer.
7. Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi
Madde 152 – Bir davaya bakmakta
olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi
olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği
karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık
iddiasını ciddi görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle
birlikte karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine
gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve
açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı
yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak,
Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye
kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.
Anayasa Mahkemesinin işin esasına
girerek verdiği red kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından
sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.
8. Anayasa Mahkemesinin kararları
Madde 153 – Anayasa Mahkemesinin
kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan
açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya
kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal
ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak
biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname
veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların
hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı
tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi
iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı
günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe
girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi,
iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak
kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmi
Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri
bağlar.
B. Yargıtay
Madde 154 – Yargıtay, adliye
mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine
bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla
gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak
bakar.
Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa
ayrılmış adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları ile bu
meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla
seçilir.
Yargıtay Birinci Başkanı, birinci
başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından
Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve
gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve
Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri
arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından
Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi
bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi,
Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile
Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin
nitelikleri ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve
hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
C. Danıştay
Madde 155 – Danıştay, idari
mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine
bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla
gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak
bakar.
(Değişik ikinci fıkra: 13/8/1999 -
4446/3 md.) Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve Bakanlar
Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu hizmetleri ile ilgili
imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde
düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idari
uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri
yapmakla görevlidir.
Danıştay üyelerinin dörtte üçü,
birinci sınıf idari yargı hakim ve savcıları ile bu meslekten
sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte
biri, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından
Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir.
Danıştay Başkanı, Başsavcı,
başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından
Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve
gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Danıştayın, kuruluşu, işleyişi,
Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile
üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idari yargının
özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.
D. Askeri Yargıtay
Madde 156 – Askeri Yargıtay,
askeri mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen belli
davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Askeri Yargıtay üyeleri birinci
sınıf askeri hakimler arasından Askeri Yargıtay Genel Kurulunun
üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer
için göstereceği üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askeri Yargıtay Başkanı,
Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları Askeri
Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına göre
atanırlar.
Askeri Yargıtayın kuruluşu,
işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin
bağımsızlığı, hakimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin
gereklerine göre kanunla düzenlenir.
E. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
Madde 157 – Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker
kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve
eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve
son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan
uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin
askeri hakim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan
olan başkan ve üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli
oy ile birinci sınıf askeri hakimler arasından her boş yer için
gösterilecek üç aday içinden; hakim sınıfından olmayan
üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar
arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için
gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askeri hakim sınıfından olmayan
üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.
Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve
daire başkanları hakim sınıfından olanlar arasından rütbe ve
kıdem sırasına göre atanırlar.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin
kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin
ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik
teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla
düzenlenir.
F. Uyuşmazlık Mahkemesi
Madde 158 – Uyuşmazlık Mahkemesi
adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm
uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu,
üyelerinin nitelikleri ve seçimleri ile işleyişi kanunla
düzenlenir. Bu mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince,
kendi üyeleri arasından görevlendirilen üye yapar.
Diğer mahkemelerle, Anayasa
Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa
Mahkemesinin kararı esas alınır.
III. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
Madde 159 – Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı
esaslarına göre kurulur ve görev yapar.
Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabii üyesidir. Kurulun üç
asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve
iki yedek üyesi Danıştay Genel Kurulu kendi üyeleri arasından,
her üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden
Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler
yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri
arasından bir başkanvekili seçer.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu;
adli ve idari yargı hakim ve savcılarını mesleğe kabul etme,
atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa
ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler
hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma
işlemlerini yapar. Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir
hakimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir
mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki
tekliflerini karara bağlar. Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen
diğer görevleri yerine getirir.
Kurul kararlarına karşı yargı
mercilerine başvurulamaz.
Kurulun görevlerini yerine
getirmesi, seçim ve çalışma usulleriyle itirazların Kurul
bünyesinde incelenmesi esasları kanunla düzenlenir.
Adalet Bakanlığının merkez
kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hakim
ve savcıların muvafakatlarını alarak atama yetkisi Adalet
Bakanına aittir.
Adalet Bakanı Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunun ilk toplantısında onaya sunulmak üzere,
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde hizmetin aksamaması için
hakim ve savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir.
IV. Sayıştay
Madde 160 – Sayıştay, merkezî
yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik
kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye
Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve
işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme,
denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.
Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim
tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere
karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla
idari yargı yoluna başvurulamaz.32
Vergi, benzeri mali yükümlülükler
ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki
uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.
(Ek üçüncü fıkra:
29/10/2005-5428/2 md.) Mahallî idarelerin hesap ve işlemlerinin
denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır.
Sayıştayın kuruluşu, işleyişi,
denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve
yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri,
Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
(Mülga son fıkra: 7/5/2004-5170/10
md.)
DÖRDÜNCÜ KISIM
Mali ve Ekonomik Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Mali Hükümler
I. Bütçe
A. Bütçenin hazırlanması ve uygulanması
Madde 161 – Devletin ve kamu
iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin
harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.
(Değişik ikinci fıkra:
29/10/2005-5428/3 md.) Malî yıl başlangıcı ile merkezi yönetim
bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla
düzenlenir.
Kanun, kalkınma planları ile ilgili
yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için
özel süre ve usuller koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili
hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.
B. Bütçenin görüşülmesi
Madde 162 – Bakanlar Kurulu,
merkezî yönetim bütçe tasarısı ile milli bütçe tahminlerini
gösteren raporu, mali yıl başından en az yetmişbeş gün önce,
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.33
Bütçe tasarıları ve rapor, kırk
üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun
kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmibeş üye
verilmek şartı ile, siyasi parti gruplarının ve bağımsızların
oranlarına göre temsili gözönünde tutulur.
Bütçe Komisyonunun ellibeş gün
içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde
görüşülür ve mali yıl başına kadar karara bağlanır.
(Değişik dördüncü fıkra:
29/10/2005-5428/4 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
Genel Kurulda, kamu idare bütçeleri hakkında düşüncelerini, her
bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar;
bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme
yapılmaksızın okunur ve oylanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi
sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde
bulunamazlar.
C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları
Madde 163 – Merkezî yönetim
bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını
gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının Bakanlar Kurulu
kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz.
Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik
yapmak yetkisi verilemez. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını
öngören değişiklik tasarılarında ve cari ve ileriki yıl
bütçelerine mali yük getirecek nitelikteki kanun tasarı ve
tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek mali kaynak
gösterilmesi zorunludur.34
D. Kesinhesap
Madde 164 – Kesinhesap kanunu
tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise,
ilgili oldukları mali yılın sonundan başlayarak, en geç yedi ay
sonra Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap
kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş
gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni
yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu
gündemine alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla
kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula birlikte sunar, Genel
Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu
tasarısıyla beraber görüşerek karara bağlar.
Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel
uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş
olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış
denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara
bağlandığı anlamına gelmez.
E. Kamu iktisadi teşebbüslerinin denetimi
Madde 165 – Sermayesinin yarısından
fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Devlete ait olan
kamu kuruluş ve ortaklıklarının Türkiye Büyük Millet
Meclisince denetlenmesi esasları kanunla düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ekonomik Hükümler
I. Planlama
Madde 166 – Ekonomik, sosyal ve
kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt
düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke
kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli
şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı
kurmak Devletin görevidir.
Planda milli tasarrufu ve üretimi
artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi
sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler
öngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri
gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef
alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.
Kalkınma planlarının
hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasına,
uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak
değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunla
düzenlenir.
II. Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi
Madde 167 – Devlet, para, kredi,
sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli
işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır;
piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve
kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke ekonomisinin
yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve
diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri
yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve
bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir.
III. Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi
Madde 168 – Tabii servetler ve
kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların
aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını
belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi
tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek
ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan
gerçek ve tüzelkişiler eliyle
yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve
tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak
gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda
gösterilir.
IV. Ormanlar ve orman köylüsü
A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi
Madde 169 – Devlet, ormanların
korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları
koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman
yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık
yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti
devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve
işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu
yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir
faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine
yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları
için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı
yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af
kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve
fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına
dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile
31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman
niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik,
zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta
kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir,
kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında,
orman sınırlarında daraltma yapılamaz.
B. Orman köylüsünün korunması
Madde 170- Ormanlar içinde veya
bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların
ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın
gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini
sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen
bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin
değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak
muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları
dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen
veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan
yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla
düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme araç ve
gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı
tedbirleri alır.
Orman içinden nakledilen köyler
halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.
V. Kooperatifçiliğin geliştirilmesi
Madde 171 – Devlet, milli
ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin
artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan
kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.
(Mülga son fıkra : 23/7/1995 -
4121/15 md.)
VI. Tüketiciler ile esnaf ve sanatkarların korunması
A. Tüketicilerin korunması
Madde 172 – Devlet, tüketicileri
koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin
kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.
B. Esnaf ve sanatkarların korunması
Madde 173 – Devlet, esnaf ve
sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.
BEŞİNCİ KISIM
Çeşitli Hükümler
I. İnkılap kanunlarının korunması
Madde 174 – Anayasanın hiçbir
hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne
çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin laiklik niteliğini koruma
amacını güden, aşağıda gösterilen inkılap kanunlarının,
Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan
hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve
yorumlanamaz:
1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı
Tevhidi Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisani 1341 tarihli ve
671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun;
3. 30 Teşrinisani 1341 tarihli ve
677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve
Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair
Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743
sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin
evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medeni nikah esası
ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmü;
5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288
sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun;
6. 1 Teşrinisani 1928 tarihli ve
1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki hakkında Kanun;
7. 26 Teşrinisani 1934 tarihli ve
2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların
Kaldırıldığına dair Kanun;
8. 3 Kanunuevvel 1934 tarihli ve 2596
sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.
ALTINCI KISIM
Geçici Hükümler
Geçici Madde 1 – Anayasanın
halkoylaması sonucu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olarak kabul
edildiğinin usulünce ilanı ile birlikte, halkoylaması tarihindeki
Milli Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı
sıfatını kazanarak, yedi yıllık bir dönem için, Anayasa ile
Cumhurbaşkanına tanınan görevleri yerine getirir ve yetkileri
kullanır. 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı olarak içtiği
and yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda
Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasada öngörülen hükümlere göre
yapılır.
Cumhurbaşkanı, ilk genel seçimler
sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp; Başkanlık Divanı
oluşuncaya kadar, 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla
teşekkül etmiş olan Milli Güvenlik Konseyinin Başkanlığını
da yürütür.
İlk milletvekili genel seçimleri
sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve
başlayıncaya kadar geçecek süre içinde, Cumhurbaşkanlığının
herhangi bir surette boşalması halinde, Milli Güvenlik Konseyinin
en kıdemli üyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp
Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını seçinceye kadar,
Cumhurbaşkanına vekalet eder ve O'nun Anayasadaki bütün
görevlerini yerine getirir ve yetkilerini kullanır.
Geçici Madde 2 – 12 Aralık 1980
gün ve 2356 sayılı Kanunla kuruluşu gösterilen Milli Güvenlik
Konseyi, Anayasaya dayalı olarak hazırlanacak Siyasi Partiler
Kanunu ile Seçim Kanununa göre yapılacak ilk genel seçimler
sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Başkanlık Divanını
oluşturuncaya kadar 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ve
2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunlara göre görevlerini
devam ettirir.
Anayasanın kabulünden sonra 2356
sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki Milli Güvenlik Konseyi
Üyeliklerinden birisinin herhangi bir nedenle boşalması halinde
doldurulması usulüne ilişkin hüküm uygulanmaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp göreve başladıktan sonra, Milli Güvenlik Konseyi, altı
yıllık bir süre için Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline dönüşür
ve Milli Güvenlik Konseyi Üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Konseyi
Üyesi sıfatını alırlar. Milli Güvenlik Konseyi üyesi olarak 18
Eylül 1980 tarihinde içtikleri and yürürlükte kalır.
Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri, Anayasada Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyelerinin haiz bulundukları özlük hakları ile
dokunulmazlığına sahip olurlar. Altı yıllık süre sonunda
Cumhurbaşkanlığı Konseyinin hukuki varlığı sona erer.
Cumhurbaşkanlığı Konseyinin
görevleri şunlardır:
a) Türkiye Büyük Millet Meclisince
kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına gönderilen, Anayasada yazılı
temel hak ve hürriyetlere ve ödevlere, laiklik ilkesine, Atatürk
inkılaplarının, milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasına,
Türkiye Radyo - Televizyon Kurumuna, Milletlerarası andlaşmalara,
dış ülkelere silahlı kuvvet gönderilmesine ve yabancı
kuvvetlerin Türkiyeye kabulüne, olağanüstü yönetime,
sıkıyönetim ve savaş haline dair kanunlar ile Cumhurbaşkanınca
gerekli görülen diğer kanunları Cumhurbaşkanına tanınan onbeş
günlük sürenin ilk on günü içinde incelemek;
b) Cumhurbaşkanının istemi ve
tespit edeceği süre içinde:
Milletvekili genel seçimlerinin
yenilenmesine, olağanüstü yönetim yetkisinin kullanılmasına ve
alınacak tedbirlere, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumunun yönetim
ve gözetimine, gençliğin yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin
düzenlenmesine ilişkin konuları incelemek ve görüş bildirmek;
c) Cumhurbaşkanının istemine göre,
iç ve dış güvenlik ile gerekli görülen diğer konularda
inceleme ve araştırma yapmak ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına
sunmak.
Geçici Madde 3 – Anayasaya göre
yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunda Türkiye Büyük
Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanını oluşturması ile
birlikte:
a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324 sayılı
Anayasa Düzeni Hakkında Kanun,
b) 12 Aralık 1980 gün ve 2356
sayılı Milli Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun,
c) 29 Haziran 1981 gün ve 2485
sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun,
Yürürlükten kalkar ve Milli
Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin hukuki varlıkları sona
erer.
Geçici Madde 4 – (Mülga:
17/5/1987 - 3361/4 md.)35
Geçici Madde 5 – Yapılacak ilk
milletvekili genel seçimi sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilanını
takip eden onuncu gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara'da,
Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, saat 15.00 de
kendiliğinden toplanır. Bu toplantıya en yaşlı Milletvekili
Başkanlık eder. Bu toplantıda milletvekilleri andiçerler.
Geçici Madde 6 – Anayasaya göre
kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplantı ve çalışmaları
için kendi içtüzükleri yapılıncaya kadar, Millet Meclisinin 12
Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğünün,
Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 7 – İlk milletvekili
genel seçimi sonunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp,
yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya kadar, iş başında olan Bakanlar
Kurulunun görevi devam eder.
Geçici Madde 8 – Anayasa ile kabul
edilmiş olan yeni organ, kurum ve kurulların kuruluş, görev,
yetki ve işleyişleri ile ilgili kanunlarla, Anayasada konulması
veya değiştirilmesi öngörülen diğer kanunlar, Anayasanın
kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev süresi içerisinde,
bu süre içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen Türkiye
Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna
kadar çıkartılır.
Geçici Madde 9 – İlk genel
seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin
Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı yıllık süre içinde
yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük
Millet Meclisinin geri gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki
kanunu, aynen kabul edip tekrar Cumhurbaşkanına gönderebilmesi,
üye tamsayısının dörtte üç çoğunluğunun oyu ile mümkün
olabilir.
Geçici Madde 10 – Mahalli İdare
seçimleri en geç Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk
toplantısını izleyen bir yıl içinde yapılır.
Geçici Madde 11 – Anayasanın
halkoyu ile kabul edildiği tarihte Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek
üyesi olanların kadroları ile görevleri devam eder. Bunlardan
Anayasa Mahkemesince belli görevlere seçilenlerin bu suretle
kazanmış oldukları sıfatları saklı kalır.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı
onbire ininceye kadar boşalan asıl üye kadrosuna, asıl ve yedek
üye sayısı toplamı onbeşe ininceye kadar da boşalan yedek üye
kadrosuna seçim yapılmaz. Anayasa Mahkemesinin yeni düzenlemeye
intibakı sağlanıncaya kadar asıl üye sayısının onbirden, asıl
ve yedek üye sayıları toplamının onbeşden aşağı düşmesi
nedeniyle yapılacak seçimlerde bu Anayasanın kabul ettiği esasa
ve sıraya uyulur.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı
onbire ininceye kadar dava ve işlerde 22/4/1962 gün ve 44 sayılı
Kanunun öngördüğü toplanma yeter sayısı uygulanır.
Geçici Madde 12 – 13/5/1981 gün
ve 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun
geçici 1 inci maddesi uyarınca Yargıtay ve Danıştaydan Kurulun
asıl ve yedek üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay Kanununa
25/6/1981 gün ve 2483 sayılı Kanunla eklenen geçici madde
uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile Cumhuriyet
Başsavcıvekilliğine; 6/1/1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay
Kanununun geçici 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
Danıştay Başkanlığına, Başsavcılığına,
başkanvekilliklerine ve daire başkanlıklarına, Devlet Başkanınca
seçilmiş bulunanlar, seçildikleri dönem için bu görevlerine
devam ederler.
6/1/1982 gün ve 2576 sayılı
Kanunun geçici maddelerinin idari mahkemeler Başkan ve üyeliklerine
atamalara ilişkin hükümleri de saklıdır.
Geçici Madde 13 – Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kuruluna Yargıtaydan seçilmesi gereken bir asıl
ve bir yedek üyenin seçimleri Anayasa'nın yürürlüğe girdiği
tarihi izleyen yirmi gün içinde yapılır.
Seçilen üyeler göreve başlayıncaya
kadar Kurul, toplantı yeter sayısını oluşturacak yedek üyenin
katılmasıyla çalışmalarını yapar.
Geçici Madde 14 – Sendikaların
gelirlerini Devlet bankalarında muhafaza etmelerine ilişkin
yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren en geç iki yıl içinde yerine getirilir.
Geçici Madde 15 – 12 Eylül 1980
tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük
Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek
süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına
kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu
Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı
Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin
her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai,
mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla
herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece
veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce
uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve
uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
(Mülga: 3/10/2001-4709/34 md.)
Geçici Madde 16 – Anayasanın
halkoylamasına ilişkin oy verme kütüğünde ve sandık listesinde
kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu halde hukuki veya fiili
herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına katılmayanlar,
Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde yapılacak
genel ve ara seçimleri ile mahalli seçimlere ve diğer
halkoylamalarına katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar.
Geçici Madde 17 – (Ek:
10/5/2007-5659/1 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak ilk genel seçimde, Anayasanın 67 nci maddesinin
son fıkrası 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi
Kanununun bağımsız adayların birleşik oy pusulasında yer
almasına ilişkin hükümleri bakımından uygulanmaz.
YEDİNCİ KISIM
Son Hükümler
I. Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına
katılma:
Madde 175 – (Değişik:
17/5/1987-3361/3 md.)36
Anayasanın değiştirilmesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri
tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi
hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür.
Değiştirme teklifinin kabulü Meclisin üye tamsayısının beşte
üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi
hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki
kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü
hakkındaki hükümlere tabidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere
Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Meclis, geri
gönderilen Kanunu, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile
aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu halkoyuna su-nabilir.
Meclisce üye tamsayısının beşte
üçü ile veya üçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa
değişikliği hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise
iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazetede
yayımlanır.
Doğrudan veya Cumhurbaşkanının
iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu
ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli
görülen maddeleri Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna
sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine
ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmi Gazetede yayımlanır.
Halkoyuna sunulan Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için,
halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun
kabul oyu olması gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında,
bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın
değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin birlikte hangilerinin
ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar.
Halkoylamasına, milletvekili genel
ve ara seçimlerine ve mahalli genel seçimlere iştiraki temin için,
kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir alınır.
II. Başlangıç ve kenar başlıklar
Madde 176 – Anayasanın dayandığı
temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa
metnine dahildir.
Madde kenar başlıkları, sadece
ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki
sıralama ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa
metninden sayılmaz.
III. Anayasanın yürürlüğe girmesi
Madde 177 – Bu Anayasa,
halkoylaması sonucu kabul edilip Resmi Gazetede yayımlanması ile
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olur ve aşağıda gösterilen
istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe girmesine ait hükümler
dışında bütünüyle yürürlüğe girer.
a) İKİNCİ KISIM II. Bölümdeki;
kişi hürriyeti ve güvenliği, basın ve yayımla ilgili hükümler,
toplantı hak ve hürriyetleri,
III. Bölümdeki çalışma ile
ilgili hükümler, toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt ile
ilgili hükümler,
Bu hükümler yeni kanunları
çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda değişiklik yapıldığında
ve her halde en geç Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve
başladığında yürürlüğe girer. Ancak bu hükümler yürürlüğe
girinceye kadar mevcut kanunlar ve Milli Güvenlik Konseyinin bildiri
ve kararları uygulanır.
b) İKİNCİ KlSIM'daki; siyasi
faaliyette bulunma hakları ile siyasi partilerle ilgili hükümler,
bunlara dayalı olarak yeniden hazırlanacak Siyasi Partiler
Kanununun;
Seçme ve seçilme hakkı ise yine bu
hükümlere dayalı olarak hazırlanacak Seçim Kanu-nunun;
Yayımlanması ile yürürlüğe
girer.
c) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki; yasama ile
ilgili hükümler;
Bu hükümler ilk milletvekili genel
seçimi sonucunun ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Ancak bu
bölümdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerine
ilişkin hükümleri, 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu
Meclis Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye
Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar Milli Güvenlik
Konseyince yerine getirilir.
d) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki;
Cumhurbaşkanı başlığı altındaki görev ve yetkileri ile Devlet
Denetleme Kurulu, Bakanlar Kurulu başlığı altındaki tüzükler,
Milli Savunma, olağanüstü yönetim usulleri, idare başlığı
altındaki mahalli idareler ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumu hariç diğer hükümler ve Devlet Güvenlik
Mahkemeleri hariç yargıya ilişkin bütün hükümler Anayasanın
halkoylaması Sonucunda kabulünün Resmi Gazetede ilanı ile
birlikte yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna
ait yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet
Meclisinin göreve başlaması ile, mahalli idareler ile Devlet
Güvenlik Mahkemelerine ilişkin hükümler ise ilgili kanunların
yayımlanması ile yürürlüğe girer.
e) Anayasanın halkoylaması sonucu
kabulünün ilanıyle birlikte yürürlüğe girecek hükümleri ve
mevcut ve kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden kanun
yapılması veya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması
gerekiyorsa bunlara ilişkin işlemler mevcut kanunların Anayasaya
aykırı olmayan hükümleri veya doğrudan Anayasa hükümleri,
Anayasanın 11 inci maddesi gereğince uygulanır.
f) Kesinhesap kanunu tasarılarının
görüşülme usulünü düzenleyen 164 üncü maddenin ikinci
fıkrası hükmü 1984 yılından itibaren uygulanmaya başlanır.
18/10/1982 TARİHLİ VE 2709 SAYILI
KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER :
1- 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı
Kanunun hükmüdür.
Madde 16 – Bu Kanunun
halkoylamasına sunulması halinde,
1 inci maddesi,
2,3, 13 ve 15 inci maddeleri
birlikte,
4 üncü maddesi,
5 inci maddesi,
6, 7 ve 14 üncü maddeleri birlikte,
8 inci maddesi ve 17 nci maddesinin
ilk fıkrası birlikte,
9 ve 10 uncu maddeleri birlikte,
11 inci maddesi,
12 nci maddesi,
Ayrı ayrı oylanır.
Halkoylaması, ilk milletvekili genel
seçimi ile birarada yapılır.
2– 13/8/1999 tarih ve 4446 sayılı
Kanunun hükmüdür.
Madde 4 – Bu Kanun yayımı
tarihinde yürürlüğe girer ve halk oylamasına sunulması halinde
1 inci maddesi ayrı, 2 ve 3 üncü maddeleri birlikte ayrı oylanır.
3– 3/10/2001 tarih ve 4709 sayılı
Kanunun hükümleridir.
Geçici Madde – A) Bu Kanunun 24
üncü maddesi ile Anayasanın 67 nci maddesine son fıkra olarak
eklenen hüküm bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak
ilk genel seçimde uygulanmaz.
B) Bu Kanunun 28 inci maddesi ile
Anayasanın 87 nci maddesinde yapılan değişiklik, bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce, Anayasanın 14 üncü maddesindeki
fiilleri işleyenler hakkında uygulanmaz.
Madde 35- Bu Kanun yayımı tarihinde
yürürlüğe girer ve halkoylamasına sunulması halinde tümüyle
oylanır.
4– 27/12/2002 tarih ve 4777 sayılı
Kanunun hükmüdür.
Geçici Madde 1- Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının 67 nci maddesinin son fıkrası, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 22 nci dönemi içinde yapılacak ilk ara seçimde
uygulanmaz..
Madde 3- Bu Kanun yayımı tarihinde
yürürlüğe girer ve halk oylamasına sunulması halinde tümüyle
oylanır.
1Bu
Anayasa; Kurucu Meclis tarafından 18/10/1982'de Halkoylamasına
sunulmak üzere kabul edilmiş ve 20/10/1982 tarihli ve 17844 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanmış; 7/11/1982'de Halkoylamasına
sunulduktan sonra 9/11/1982 tarihli ve 17863 Mükerrer sayılı
Resmi Gazete'de yeniden yayımlanmıştır.
2Anayasa'nın
Başlangıç metni 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun'un 1 inci
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3Bu
fıkrada geneçen, “Hiçbir düşünce ve mülahazanın”
ibaresi, 3/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
“Hiçbir faaliyetin” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
49/2/2008
tarihli ve 5735 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle; bu fıkraya
“bütün işlemlerinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve
her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında” ibaresi
eklenmiş ve metne işlenmiştir. Daha sonra aynı ibare; Anayasa
Mahkemesi’nin 5/6/2008 tarihli ve E.: 2008/16, K.: 2008/116 sayılı
Kararı ile iptal edilmiştir.
57/5/2004
tarihli ve 5170 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, 15 inci maddenin
ikinci fıkrasında yer alan “ile, ölüm cezalarının infazı”
ve aynı Kanunun 3 üncü maddesiyle de 17 nci maddenin dördüncü
fıkrasının başında geçen, ”Mahkemelerce verilen ölüm
cezalarının yerine getirilmesi hali ile” ibareleri madde
metinlerinden çıkartılmıştır.
57/5/2004
tarihli ve 5170 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, 15 inci maddenin
ikinci fıkrasında yer alan “ile, ölüm cezalarının infazı”
ve aynı Kanunun 3 üncü maddesiyle de 17 nci maddenin dördüncü
fıkrasının başında geçen, ”Mahkemelerce verilen ölüm
cezalarının yerine getirilmesi hali ile” ibareleri madde
metinlerinden çıkartılmıştır.
6Bu
fıkrada geçen; “ülkenin ekonomik durumu” ibaresi, 3/10/2001
tarihli ve 4709 sayılı Kanunla metinden çıkarılmıştır.
7Bu
fıkraya, 3/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle “savunma” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile adil
yargılanma” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
8Bu
fıkraya, 3/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle
,”ve eşler arasında eşitliğe dayanır”ibaresi eklenmiş ve
metne işlenmiştir.
9Bu
maddenin kenar başlığı “E Devletleştirme“iken 13/8/1999
tarih ve 4446 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
10Bu
kenar başlığı ;”Sosyal ve ekonomik hakların sınırı”
iken, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunlu metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
11Bu
fıkrada bulunan; “bulunan tutukluların seçme haklarını
kullanmalarında” ibaresi, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı
Kanunla “oy kullanılması ve” şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
12Bu
madde başlığı 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun'un 6 ncı
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
13Bu
fıkrada geçen “Otuz“ ibaresi, 13/10/2006 tarihli ve 5551
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle “Yirmibeş“ olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
14Bu
fıkrada geçen “ideolojik veya anarşik eylemlere” ibaresi,
27/12/2002 tarihli ve 4777 sayılı Kanunla “terör eylemlerine”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1531/5/2007
tarihli ve 5678 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle; 77 nci maddenin
birinci fıkrasında geçen “beş” ibaresi “dört” olarak
değiştirilmiş, 2 nci maddesiyle, 79 uncu maddenin ikinci
fıkrasında geçen "seçim tutanaklarını" ibaresinden
sonra gelmek üzere "ve Cumhurbaşkanlığı seçimi
tutanaklarını" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
1623/5/1987
tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
Sunulması Hakkında Kanun gereğince, halkoyuna sunulmak üzere
16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan,
16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla değişik 31/5/2007
tarihli ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı
Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 21/10/2007
tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna
ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
1731/5/2007
tarihli ve 5678 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; bu fıkrada geçen
“halkoyunu sunulması” ibaresinden sonra gelmek üzere “,
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi” eklenmiş ve
metne işlenmiştir.
1823/5/1987
tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
Sunulması Hakkında Kanun gereğince, halkoyuna sunulmak üzere
16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan,
16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla değişik 31/5/2007
tarihli ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı
Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 21/10/2007
tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna
ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
19Bu
madde başlığı, 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun'un 9 uncu
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
20Bu
maddenin birinci cümlesi “Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir.” şeklinde
iken, 21/11/2001 tarih ve 4720 sayılı Kanunla metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
21Bu
fıkrada yeralan “Sosyal güvenlik kuruluşları” ibaresi
21/11/2001 tarih ve 4720 sayılı Kanun ile “T.C.Emekli Sandığı”
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
22Bu
arada bulunan, “Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiillerden
dolayı hüküm giyenler hariç olmak üzere,” ibaresi 3/10/2001
tarihli ve 4709 sayılı Kanunla metinden çıkarılmıştır.
23Bu
arada yer alan, “,mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm
cezalarının yerine getirilmesine” ibaresi, 7/5/2004 tarihli ve
5170 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle madde metninden
çıkartılmıştır.
24Bu
fıkrada geçen; ”on gün içinde” ibaraleri, 3/10/2001 tarihli
ve 4709 sayılı Kanunla “beş gün içinde”olarak değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
2523/5/1987
tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
Sunulması Hakkında Kanun gereğince, halkoyuna sunulmak üzere
16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan,
16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla değişik 31/5/2007
tarihli ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı
Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 21/10/2007
tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna
ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
2623/5/1987
tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
Sunulması Hakkında Kanun gereğince, halkoyuna sunulmak üzere
16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan,
16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla değişik 31/5/2007
tarihli ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı
Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 21/10/2007
tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna
ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
2723/5/1987
tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
Sunulması Hakkında Kanun gereğince, halkoyuna sunulmak üzere
16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan,
16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla değişik 31/5/2007
tarihli ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı
Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 21/10/2007
tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna
ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
28Bu
fıkrada bulunan; “öncelikle dikkate alınır” ibaresi,
3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla, “değerlendirilir”
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
2929/10/2005
tarihli ve 5428 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer
alan “genel ve katma bütçelerin” ibaresi “merkezi yönetim
bütçesinin” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
30Bu
madde başlığı " F. Radyo ve televizyon kuruluşları ve
kamuyla ilişkili haber ajansları" iken, 21/6/2005 tarihli ve
5370 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
31Bu
fıkrada bulunan “üçte iki” ibaresi, 3/10/2001 tarihli ve 4709
sayılı Kanunla,”beşte üç” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
3229/10/2005
tarihli ve 5428 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer
alan “genel ve katma bütçeli dairelerin” ibaresi “merkezî
yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik
kurumlarının” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3329/10/2005
tarihli ve 5428 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle 162 nci
maddenin birinci fıkrasında yer alan “genel ve katma bütçe
tasarıları” ibaresi “merkezî yönetim bütçe tasarısı”;
163 üncü maddede yer alan “genel ve katma bütçelerle”
ibaresi “merkezî yönetim bütçesiyle” şeklinde değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
3429/10/2005
tarihli ve 5428 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle 162 nci
maddenin birinci fıkrasında yer alan “genel ve katma bütçe
tasarıları” ibaresi “merkezî yönetim bütçe tasarısı”;
163 üncü maddede yer alan “genel ve katma bütçelerle”
ibaresi “merkezî yönetim bütçesiyle” şeklinde değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
3525/3/1987
tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
Sunulması Hakkında Kanun gereğince, halkoyuna sunulmak üzere
18/5/1987 tarihli ve 19464 Mük. sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 17/5/1987 tarihli ve 3361 sayılı Kanun 6/9/1987
tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna
ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 12/9/1987 tarihli ve 19572
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
3625/3/1987
tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
Sunulması Hakkında Kanun gereğince, halkoyuna sunulmak üzere
18/5/1987 tarihli ve 19464 Mük. sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 17/5/1987 tarihli ve 3361 sayılı Kanun 6/9/1987
tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna
ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 12/9/1987 tarihli ve 19572
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır