Hukuk ve Bilişim Mehmet Ali Köksal 5651 sy. İnternet Yasası ve yükümlülüklerimiz : Hiç ismesek de, baştan bu yana karşı çıkmış olsak da, 5651 sy. Yasa çıktı ve artık hukuk dünyamızın bir parçası haline geldi. Yasayı beğenmemek, eleştirmek demoktratik toplumun bir gereği ve demokratik toplumlarda vatandaşlara tanınan bir haktır. Ancak, eleştirseniz de pozitif hukuk normu haline gelen düzenlemelere uymak bir yükümlülüktür. Bu yasaya kim nasıl uyacak? Kamuoyunda kısaca İnternet Yasası olarak bilinen Yasanın kapsamını, hangi suçları konu edindiğini ve kime ne gibi yükümlülükler getirdiğini yerimiz elverdiği ve dilimiz döndüğünce aktarmaya çalışalım. Bu yasanın asıl hedefi kullanıcılar değil, İnternet sujeleri olarak adlandırılan İçerik Sağlayıcılar, Erişim Sağlayıcılar, Yer Sağlayıcılar, Toplu Kullanım Sağlayıcılar'dır. Ancak yasa İnternete ilişkin önemli düzenlemeler getirdiği için kullanıcılar Yasadan doğrudan etkilenmektedir. İnternette ne tür içerik incelenecektir? 5651 sy. Yasa'nın çıkartılması sürecinde en çok tartışılan noktalarından birisi internetin sadece bir yayın aracı değil aynı zamanda bir haberleşme aracı da olduğunun gözden kaçırılmasıdır. Bilindiği üzere Anayasamız ve evrensel hukuk ilkeleri haberleşme özgürlüğüne ve gizliliğine büyük bir önem vermektedir. İnternet bir yayın alanı olduğu kadar aynı zamanda bir haberleşme aracı olduğuna göre İnternet'te hangi tür haberleşmelerimiz inceleme ve kayıt altına alınacaktır? Örneğin elektronik postalarımız, anlık iletilerimiz ve benzeri haberleşmelerimiz kaydedilecek midir? Hatta UMTH operatörleri İnternet üzerinden telefon görüşmesi yaptırdıklarına veya Skype veya benzeri programlar ile İnternetten telefonla görüştüğümüz gözönüne alınırsa, bu tür görüşmelerimiz de bu yasa kapsamında kaydedilecek midir? 5651 sy. Yasanın hazırlık çalışmaları sırasında Ulaştırma Bakanlığı tarafından önerilen ve Bakanlar Kurulu tarafından TBMM'ye gönderilen metinlerde haberleşme/yayın ayrımı yapılmaksızın tüm İnternet'in izlenmesi ve kayıt altına alınması önerilmiş olmasına karşın, başta TBD olmak üzere sektör STK'ları ve konuya vakıf olan kamu temsilcilerinin ve komisyonda görev yapan hakim ve savcıların uyarıları ile bir ayrıma gidilmiş ve yasanın kapsamına sadece İnternet'te kamuya açık yayınlar alınmış, daha doğrusu özel haberleşme Yasanın kapsamının dışında tutulmuştur. Bu bağlamda e-postalar, anlık iletiler, telefon görüşmeleri, vb.. servisler üzerinden yapılan haberleşmelerin izlenmesi ve kayıt alınması yasanın kapsamında değildir. Ancak uygulamada bunun nasıl sağlanacağı konusunda ciddi endişelerimiz vardır. Hangi veriler kaydedilecektir? 5651 sy. Yasanın gerek hazırlanması sürecinde gerekse de Yasanın çıkartılmasının ardından ilgili yönetmeliklerin çıkartılması sürecinde, Yasayı uygulamakla asli görevli TİB yetkilileri ile yaptığımız görüşme ve tartışmalarda onlar tarafından getirilen “benzer düzenlemeler bir çok gelişmiş ülkede var” savunmasına karşılık çok önemli bir konunun altını çizdik: “Türkiye'de kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenleme yok. Bu düzenleme yapılmadan yapılacak düzenlemeler kişiler açısından büyük riskler teşkil ediyor. Sözünü ettiğiniz ülkelerin bir çoğunda kişisel verilerin korunması konusunda düzenlemeler var. Bu nedenle Yasanın uygulanması sırasında kişisel verilerimiz özel hayatımızı ortadan kaldırılacak şekilde kayıt edilebilir” Yasaya göre “İnternet ortamında gerçekleştirilen her türlü erişime ilişkin olarak taraflar, zaman, süre, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı ve bağlantı noktaları gibi değerler” trafik bilgisi adı altında izleniyor ve kayıt altına alınabiliyor. İdarenin sizin hakkınızda sabah evden çıkmanızdan akşam yatağa girmenize kadar tüm hareketlerinizi ayrıntıları ile kayıt ettiğini düşünün. Siz bir suçlu değilsiniz. Şüpheli bile değilsiniz ve sizi izliyorlar. Peşinizde bir memur, her adımınızı bir yere yazıyor... Şimdi bu gerçek hayattaki örneğin yerine Bay Ahmet'in evinden, işyerinden, cep telefondan bağlandığı İnternet sitelerinin kayıtlarının tutulduğunu düşünün. Bay Ahmet M Partisinin web sitesine girdi. Bay Ahmet Y Derneğinin web sitesinde 20 dakika bağlı kaldı. Bay Ahmet eskidostlar.com forum alanında yazıştı. Ne farkı var. Her ikisi de özel hayat değil mi? Peki bir de bu kayıtların sürekli tutulduğunu ve yarın herhangi bir olayda karşınıza çıkartılabileceğini düşünün. 1984 veya Devlet Düşmanı veya başka roman ve filmleri çağrıştırdı mı? Eğer çocuk pornografisi veya benzeri suçlarla mücadele etmek için bu yasa zorunlu görülmekte ise idarenin bu kayıtları ne kadar süre ile tutacağı, kimlerle hangi durumlarda paylaşılacağı vs.. gibi sorularında yanıtlanması ve böylelikle yasanın uygulanmasında kişilerin haklarının da garanti altına alınması daha doğru olurdu. Yasa kullanıcılar açısından yeni bir suç ya da yükümlülük getiriyor mu? Yasa “içerik sağlayıcı”, “yer sağlayıcı”, “erişim sağlayıcı” ve “toplu kullanım sağlayıcı” gibi İnternet aktörlerinin yükümlülük ve sorumluluklarını belirliyor ve bunlar yönünden bazı cezai hükümler getiriyor. Yoksa kullanıcı açısından getirilen yeni bir suç ya da yükümlülük söz konusu değil. Yasa hangi suçlarla mücadele edilmesini öngörüyor? Yasa sekiz suç için mücadele (önleme) düzenlemelerini içeriyor ve bu açıdan kullanıcıları önemli şekilde etkiliyor. Şöyle ki; Türk Ceza Kanunu'nun; 84. maddesindeki “İntihara yönlendirme”, 103. maddesinin birinci fıkrasındaki “Çocukların cinsel istismarı”, 190. maddedeki “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma”, 194. maddedeki “Sağlık için tehlikeli madde temini”, 226. maddedeki “Müstehcenlik”, 227. maddedeki “Fuhuş”, 228. maddedeki “Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama” suçları ile Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'da yer alan suçların konusu oluşturan yayınları içeren İnternet yayınlarına erişimin engellenmesini konu ediniyor. Yani aslında suç olan bazı yayınların Türkiye'deki İnternet kullanıcılarının erişimine nasıl kapatılacağı düzenleniyor. Bu suçları içeren İnternet sitelerine girmek suç mu? Yasada sayılan sekiz suçun işlendiği İnternet sitesine girmek kural olarak suç değil. Yani konusu suç teşkil eden bir yayını yapmak suç ama okumak suç değil. Bunun tek istisnası Yasada da sayılan TCK'nın 226. maddesinde düzenlenen “müstehcenlik” ile ilgili düzenleme. Ülkemizde, bir çok gelişmiş ülke de olduğu gibi, çocuk pornografisini izlemek, edinmek, kısacası bu suçla ilgili herhangi bir ilgi yasaklanmış durumda. Geleceğimizin teminatı olan korumasız çocukların pornografi sektöründe kullanılmasının bu denli yasaklanması aslında yerinde bir düzenleme. Çocukların korunmasına ilişkin tarafı olduğumuz uluslararası anlaşmalar ve Anayasamız da bunu gerektiriyor. Bu nedenle TCK'nın 226. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen “müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri ... ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” düzenlemesi ile 4. fıkrasındaki “şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” düzenlemelerindeki “nakleden”, “depolayan” ve “bulunduran” ifadeleri İnternetten indirdiğiniz (izlemek için yapılan işlemde bir indirmedir) içeriğin başınızı derde sokacağı anlamına gelir. Yani, eğer çocuk pornografisi, şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlar içeren bir içeriğe İnternet yoluyla erişirseniz TCK'nın 226. maddesindeki suçu işlemiş olabilirsiniz. Bu da yargılanmanızı ve işlediğiniz suça göre 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmanızı gerektirebilir. Burada açıklamamız gereken bir husus da “doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranış” kavramı. Aslında ben de bu ifadenin ne tür bir ilişki için kullanıldığını yeni öğrendim. TCK'nın TBMM'deki tutanakları incelendiğinde anlaşılacağı üzere ikiden fazla kişinin taraf olduğu cinsel davranışlar için bu kavram kullanılmış! Dikkat etmeniz gereken diğer bir husus da İnternet'ten erişeceğiniz içeriğin sadece görsel içerik olması halinde suç oluşmuyor. Örneğin bu tür ilişkilerin anlatıldığı yazılı metinlere erişmek te aynı şekilde suç. |